olmayaydı iyiydi
şimdi şöyle birşey var; yani her yıl oluyo hepimiz biliyoruz. bilmeyen var mı? neden bahsettiğimi bilmediğiniz için, bilip bilmediğinizi sorduğum şeyin ne olduğunu bilip bilmemeniz gayet normal. evet, avrasya maratonu. tamam boğaz köprüsünün kapalı olacağını biliyordum, o konuda hiç bir problem yok. o yüzden anadolu yakasına geçmek içini zincirlikuyu üzerinden barbaros bulvarını takip ederek beşiktaşa ulaşmayı oradan da vapur ile güzel bir yolculuk yapıp, huzurlu bir şekilde anadolu yakasına ayak basmayı umut ediyordum. basmadım mı? bastım. o konuda problem yok. fakat tesadüflerle ve zamanla ilgili bir sorunum var. genel olarak var ama bugün yine belirgin bir şekilde kendini gösterdi. tüm barbaros bulvarı boyunca yol kapalı olmasına rağmen kaldırımdan yürüdüm. burda da ne gariplik var denebilir, zaten gariplik falan yok sadece yürüdüm diyorum. starbucks var oralarda kahve olayları falan. tam hedefe yaklaşmama sadece bir cadde geçimi kadar yol kalmışken (evet, bahsettiğim barbarosun diğer ucuna geçmekten bahsediyorum, hani ışıklar var ya işte orası), bunu başaramamam. neden mi? 20 dakika boyunca boş olan tam ben karşıya geçeceğim sıralarda trafiğe açılmış, ve ben karşıya geçmek isterken bu arabalar yüzünden beklemek zorunda kaldım. hem de dakikalarca beklemiş onca arabanın arka arkaya geçmesini national geographic’te göç mevsimi gelmiş ve çiftleşmeye koşan bizonların belgeselini izlermiş hissiyatı içerisinde. sonuç olarak ofise geldim ve çalışıyorum.
aslında istanbul güzel şehir. onu sevin.
bir de vapurlar falan var. gerçekten güzel.